Çevresi 14 mil
tutan Bozcaada, önemli bir turistik merkezdir. Etrafındaki irili ufaklı
adacıklarla çevrili olan ada, Çanakkale Boğazı'na 15 mil, Limni'ye 30 mil, Midilli'ye 33 mil mesafededir. Ulaşımın
sağlandığı Ezine ilçesi Geyikli beldesi Yükyeri Feribot İskelesine ise 3,4 mil uzaklıktadır.
Adada Liman Koyu, Değirmenler Koyu, Poyraz Limanı, Çanak Limanı, Çapraz
Limanı, Çanak Limanı, Kocatarla Limanı, Lagor Limanı, Ayana Limanı, Ayazma
Koyu, Sulubahçe Koyu, Habbeli Koyu olmak üzere on iki adet cennet benzeri koyu
vardır. Bu koylara Adadaki dalış merkezi tarafından koylarında dalış turları
düzenlenmektedir.
Bozcaada'ya yaklaşıldığında bir Venedik kalesi dikkat çeker. Venedik,
Ceneviz ve Bizanslılar döneminde kullanılan kale, Çanakkale Boğazı'nın önemi
nedeniyle Fatih Sultan Mehmet döneminde esaslı bir şekilde onarılmıştır.Adanın
şarabı suyu kadar boldur; bir tur atıldığında birçok bağ ve şaraphaneler
görülür. Adanın batısındaki yeldeğirmenleri adanın olduğu kadar çevrenin de
önemli ölçüde elektrik enerjisini sağlamaktadır.
Adada konaklamak için her talebe uygun otel ve pansiyon bulunmaktadır.
Tarihi
Antik çağda Leukophrys,Yunan Mitolojisinde ise Tenedos
adıyla bilinen Bozcaada’nın ilk sakinleri Akaların bir kolu olduğu ve M.Ö. 2000
yıllarında yerleştikleri tahmin edilen Pelasglar(Pelazziler)’dır. Akalardan sonra
adaya sırasıyla Fenikeliler, Atinalılar ve Yunanlılar hakim olmuştur. Ada
M.Ö.493’de Pers istilasına uğramış, M.Ö.334 yılında ise Pers istilasına son
veren Büyük İskender devri başlamıştır. Bergama Krallığından sonra M.Ö.168
yılında Roma hakimiyetine girmiştir.Roma İmparatorluğu’nun 395 yılında ikiye bölünmesiyle Doğu Roma yani Bizans
İmparatorluğuna dahil olmuştur.1203 yılından sonra Bozcaada üzerinde
Bizans-Ceneviz-Venedikliler arasında egemenlik mücadelesi başlamıştır.
Bozcaada ilk defa 1455 yılında Fatih Sultan Mehmet devrinde
Osmanlı İmparatorluğu’na katılmıştır. Osmanlı ile Venedik arasında Bozcaada
için mücadeleler olmuş, ada zaman zaman Venedik hakimiyetine girmiştir. Bozcaada
Osmanlı döneminde bir kale dizdarı ve kadı tarafından yönetilmiş, 19.yüzyılın
sonlarında merkezi Sakız ve Rodos olan Cezair-i Bahr-i Sefid Eyaleti’nin
Midilli Sancağına bağlı bir kaymakamlık olarak teşkilatlanmıştır. Bu dönemde adada
belediye dairesi bulunmaktadır.
1912 yılında Balkan Savaşı sırasında Yunan
donanmasınca işgal edilmiş olup, Lozan Antlaşması sonucunda 20 Eylül 1923
yılında Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlanmıştır.
Tenedos
Derler ki: Denizlerin Efendisi Poseidon’un kimbilir kaç
çocuğundan biri, Kyknos adında bir kralmış. Beyçayırı’nın
kuzeyinde Lapseki bölgesindeki Miletos Kolonisi, Kolonai kentine hükmedermiş.
Onun da Tenes adında bir oğlu varmış. Tenes’in annesi ölünce babası
yeniden evlenmiş. Fakat üvey ana bu ya; Tenes’e iftira etmiş! Üstelik
kendisine yalancı tanık olarak birde kavalcı bulmuş. Kral Kyknos bu iftiraya
kanmış ve oğlunu bir sandığa koyarak denize attırmış. Sandık yüze yüze gitmiş,
boğazdan geçerek Leukophrys Adası’nın sahiline vurmuş. Tenes
burada sandıktan çıkmış, adaya yerleşmiş ve ünlü coğrafyacı Strabon’a
göre bazılarının Kalydna dediği Leukophrys Adası’nın ismini “Tenes’in
Adası”
anlamına gelen Tenedos olarak değiştirmiş.
Nasıl gidilir?
Trakya üzerinden
İstanbul, Tekirdağ, Gelibolu karayolu ile Eceabat veya Kilitbahir’den feribotla
Çanakkale’ye ulaşıp, Çanakkale’den de Geyikli Yükyeri İskelesi üzerinden
feribot ile adaya ulaşabilirsiniz.
İstanbul
Yenikapı’dan feribotla Bandırma’ya ulaşıp sonrasında Bandırma, Biga, Çan,
Bayramiç, Ezine karayolu ile Geyikli’ye ve oradan feribotla Bozcaada’ya
geçebilirsiniz.
Bunun dışında Bandırma’dan
sahil güzergahını takip ederek, Biga, Çardak, Lapseki, Çanakkale üzerinden
Geyikli Yükyeri İskelesi’nden Ada’ya geçebilirsiniz.
(Çanakkale-Geyikli Yükyeri iskele yaklaşık 55 km.dir. Feribot yaklaşık
30 dakikada adaya ulaşmaktadır.)